13 Temmuz 2009 Pazartesi 20:15 tarihinde eklendi. Toplam 5652 defa okundu.
3 ekim 1984 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesinde iki odalı bahçeli bir evde dünyaya geldim. 4 erkek kardeşiz ben 3 numarayım:) 2 büyük abim Nizip'te Pastane işletiyor. Benim küçüğümse programcılık okuyor. O benim arkadaşım, dostum, sırdaşım kısacası Herşeyim. Çok seviyorum onu:)
Öğrenim hayatıma gelince;
İlkokulu Atatürk İlköğretim okulunda okudum. Çok güzel bir ilkokul hayatım oldu. Okula gittiğim ilk günü dün gibi hatırlarım.Sırtımda kamlumbağa misali bir çantam vardı o kadar ağırdı ki yürürken geriye doğru arkadan biri çekiyor gibi yürüyordum. Okula gittim, sınıfa bir girdim bir sürü çocuk sıralarda 4 er kişi oturuyorlar kendime hemen bir yer seçip oturdum. içeri bir hoca girdi yaşı baya büyük ve KEL. şimdi hocam ( Öğretmenim bu hocam lafına da ortaokulda söylemeye başladım zaten:) ) sert bir şekilde sınıfa baktı ve bir güzel bizi azarladı ben ne olduğunu anlamadan birine çok sert bir şekilde tokat attı tabii herkes dondu. Kalem tutma çalışmaları başladığında adamın tokatından bende nasibimi aldım:). Çünkü ben solaktım o da zorla sağla yazmamı istiyordu. Aradan bir hafta geçti ben mızıklamaya başladım illa öğlenci olacaktım çünkü öğlencilerin hocası Davut Ünal çok güler yüzlü ve Saçı vardı:) Annemi aldım geldim okula. Zeki kalkan o zamanlar Müdürdü. Sordu bana;
- oğlum niye sınıfını değiştirmek istiyorsun
Benim cevabım o kadar tuhaftı ki:)
- Öğretmenim Kel ama öğlencilerin hocasının saçı var...
Müdür gülmekten kırıldı tamam dedi değiştirdim artık öğlencisin dedi.
Ve sonra öğlenci oldum ama okul bitene kadar 15 civarı hoca değiştirdim ama bu sefer ben istemedim. eğitim sistemimizin hatalarından dolayı zırt pırt hocaların tayini çıktı...
Ortaokulu Eski adıyla Atatürk Ortaokulunda okudum Şimdiki adı Gazi Mustafa Kemal İlköğretim okulu. Aslında okudum diyemem çok boş bir 3 yıl geçirdim o 3 yıla dair aklımda en ufak iyi birşey yok...
Ortaokulu bitirdikten sonra babam beni okutmama kararı almıştı. Yanında Ata mesleğimiz olan Semerciliği öğrenip bu geleneği devam ettirecektim. 3 ay boyunca yanında çalıştım. Bu süre zarfında benim için en hayırlısı okumak olduğuna karar verdim. Ama babamı ikna etmek o kadar da kolay değildi. Teyzemin oğlu Vedat Bal (benim model aldığım abim) görüşüp okumak istediğimi dile getirdim o da Beni kırmayıp gidip babamla konuştu. Babam onun hatrına benim okumama izin verdi. Ama dedi bir mesleği olsun. Vedat abimde o zaman sanat okulunda okusun deyince ben meslek lisesine yazıldım.
Liseyi Eski adıyla Nizip Teknik Ve Endüstri Meslek Lisesi şimdiki adıyla
Nizip Anadolu Teknik Lisesi, Teknik lise ve Endüstri Meslek Lisesinde Okudum. Çok verimli bir 3 yıl yaşadım. Hocalarımın ve Arkadaşlarımın hepsi birbirinden değerliydi. Çok şey öğrendim onlardan. Lisedeki Okulun ilk gününü de unutamam. Sınıfta herkes kendini tanıtıyordu. Bir arkadaş İsmini söyledi
- Erkan Altuntaş, Hakkari Yüksekova diploma notum 4.97
Ben bunu duyunca şaşırtım çocuğun diploma notu çok yüksekti ve buraya yatılı olarak gelmişti. O 3 ay boyunca okuma fikrini kafaya koymuştum ve arkadaş çevremi de zekilerden oluşturmayı planlamıştım işte bu zekilerin biri bu dedim. Ve ders sonunda çocukla muhabbete başladım ve ondan matematik Türkçe fen gibi dersleri öğrendim Ve teknik liseye geçmeyi hak kazandım. Ve ilk Takdir belgemi aldım. Teknik liseye geçtiğimde mesleğim olacak Bilgisayar Öğretmenliği seçmiş oldum. Ve Tekrar bir tanışma evresi oldu ve orda da 1. giren İsa kurt ile tanıştım ve bu arkadaşımdan çalışma disiplinini öğrendim. Ve 3 yılımı istediğim şekilde bitirdim. diplomamı ve takdir belgemi alıp babamın yanına gittiğimde o kadar gururluydum ki şimdi burda yazıya dökmeye çalışsam bitmez:) Babam belgeleri eline aldı bundan daha yükseği var mı dedi. Yok baba dedim okulu derece ile bitirdim. O gün babamdan ilk aferini aldım...
Üniversiteye Gelince 2004 yılında Elazığ'da bulunan
Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretmenliğini
Kazandım. Fırat Üniversitesi bana gelecek hakkında çok olumlu deneyimler kazandırdı.Tabiki kötü ve zor günlerimde geçti. Ama yılmadan okulumu 4 yılda bitirdim. Elazığı çok sevdim. Her yönüyle. Ama artık Elazize gitmek istemiyorum... Orda Tüm Güzel ve Kötü Anılarımı Gömdüm..
Okul bitti KPSS sınavına girdim istediğim puan gelmedi ve Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde bulunan ARGIL beldesinde Vekil öğretmenliğe başladım. Hiç unutamayacağım bir 3.5 ay yaşadım her yönüyle bana çok büyük bir hayat dersi verdi. Doğduğum eve benzer bir bahçeli ev tutup görevime başladım. Okul binası yeni olduğu için bir sürü eksiği vardı. Görev yaptığım sürece bu eksiklikleri aşmak için çabaladım durdum ve okuldan ayrıldığımda çoğu eksiklik bitmişti. 3.5 ay görev süresinden sonra yeni öğretmenler atanmaya başlayınca benimde ordaki görevim bitti. Ve Tekrar Eve dönüş yaptım...
Nizip'e gelip KPSS çalışmaya başladım bu ara Nizip'teki sivil toplum örgütleri ile yine paslaşıyordum. Hep amaçım Nizip'in Daha Yaşanılır Bir Yer Olmasıydı... Bunun için çok uğraştım ve Yazdım...
Bir Makale Maceramın sonunda başıma neler geldi neler. Buyrun okuyun:)
Yazın Üniversitenin yeni yerine taşındığını öğrenince hemen gidip Üniversitenin eksiklerini tespit edip bir Makale yazmaya karar verdim ve dediğimi de yaptım .
Nizip MYO'nun Sorunları adlı bir makale hazırladım. O aralar üniversitede göreve başlamak benim için bir hayaldi. Yazıyı yazıp Ankarada bulunan Nizip sevdalılarına, Nizip'teki Basın Mensuplarına, Nizip'e gelen Milletvekillerinin okumasını sağladım. Ve bunun takipçisi oldum.
Ve sonra başta anlattığım gibi Halfeti de öğretmenliğe başladım.
Halfetiden geldikten 1.5 ay sonra Yüksekokul Müdürüm Yrd. Doç. Dr Yaşar BÜYÜKOĞLU tarafından okula çağrıldım ve Şuan yaptığım görev teklif edildi. O an çok şaşırmıştım. O günden sonra Yaşar Hocamın sayesinde göreve başladım Ve göreve başladığımda Yaşar Hocamın "Nizip'e Hizmet için bu okula geldim. Sende benim gibi olacaksın" lafını aklıma mıh gibi yazdım. Ve o günden Beri Nizip'in Ve NİZiP MYO'nun Daha Yaşanılır bir yer olması için çabaladım. Bu bir bayrak yarışıydı orda ki yarışım bitti şimdi beni yeni öğrencilerim beklemekte ;)
Bundan Sonraki Hayatım Nasıl olacak bilmiyorum.
Ama bildiğim doğrulardan hiç vazgeçmeyeceğimi Biliyorum...
Bu ülkeyi lafta sevenlerden olmak istemiyorum.
Ve Şuan Bulunduğum yerde belki kalıcı değilim kalıcı olan tek şey bu dünyaya bir sınava geldiğimi bilmemdir. Çok kayıp ettiğim kısa hayatımda ama kazanacağım günleri düşünerek hayata sımsıkı sarılıyorum. Kaybettiklerim kazanacaklarımın yanında Küçük Bir nokta olacağına inandım.